Krediyle Ev Almak İsteyenlerin Oranı Yükseldi
Konut Alıcılarının Tercihleri Salgın Sonrası Değişti
Son dönemlerde, kredi kullanarak ev sahibi olmak isteyenlerin oranında artış gözlemleniyor. Uzmanlar, konut almak için kredi kullanma isteğinin geçtiğimiz döneme göre 3 puan yükselerek yüzde 33'ten yüzde 36'ya çıktığını belirtti.
Emlakjet CEO’su Tolga İdikat, salgın sürecinin yaşam tarzlarını değiştirdiğini ve bunun da konut tercihlerine doğrudan yansıdığını ifade etti. Salgın sonrası dönemde özellikle hibrit ve uzaktan çalışma sistemlerinin yaygınlaşması, konut alıcılarının daha geniş ve çok fonksiyonlu daireleri tercih etmesine neden oldu. Bu kapsamda, 2+1 ve 3+1 daireler popülerliğini artırdı.
Yeşil Alanlar ve Konfor Ön Planda
İdikat, ev alıcılarının tercih ettiği bölgelerin artık yeşil alanlar, sosyal donatılar ve konfor odaklı şekillendiğini söyledi. Salgın sonrası dönemde doğal, sakin ve şehir merkezine yakın yerleşim yerleri, ev alıcılarının en çok rağbet ettiği lokasyonlar haline geldi.
Banka Kredileri Öne Çıkmaya Devam Ediyor
Tolga İdikat, konut alımlarında banka kredilerinin hala en tercih edilen yöntem olduğunu, ancak yüksek faiz oranlarının tüketicileri alternatif ödeme seçeneklerine yönlendirdiğini dile getirdi. Yüksek faiz ortamına rağmen kredi faiz oranlarının ilerleyen dönemlerde düşeceğine yönelik beklenti ise 7 puanlık artış gösterdi. Bu durum, faizlerin düşmesiyle konut piyasasında hareketlilik yaşanabileceğini işaret ediyor.
Kullanıcıların Büyük Kısmı Henüz Beklemede
İdikat’ın paylaştığı ankete göre, kullanıcıların büyük bölümü şu an için ev almayı planlamıyor ancak faiz oranlarında beklenen düşüşün gerçekleşmesi halinde talepte belirgin bir artış bekleniyor. Bu beklenti, piyasanın yakın gelecekte hareketlenebileceğinin sinyallerini veriyor.
Salgın, Konut Tercihlerinde Dönüm Noktası Oldu
Tolga İdikat, salgın döneminin konut piyasasında bir dönüm noktası olduğunu ve bu süreçte banliyölerde yer alan daha geniş, ferah yaşam alanlarına talebin arttığını vurguladı. Evden çalışma sisteminin yaygınlaşmasıyla birlikte, yaşam alanlarının konforlu ve fonksiyonel olması önem kazanırken, şehir merkezindeki projeler de ulaşım avantajı ve sunduğu sosyal olanaklarla hâlâ cazibesini koruyor.